“Tarımda dönüşümün aktörü”
  • Bizi Sosyal Medyada Takip Edin !
  • 2020 Yılında Doğa, Tarım ve Çocuk

  • 19 Ekim 2020

Gelişen teknoloji, hem kendi hem çocuklarımızın hayatlarına bir sürü kolaylık getirmektedir. Günümüzde çocuklar okul derslerini bilgisayar üzerinden yapmakta, gün içinde tablet telefon gibi teknolojik aletlerle çokça vakit geçiriyor.  Özellikle günümüz kent çocukları kendilerinden önceki nesiller gibi doğa ve tarımsal faaliyetler ile haşir neşir olamıyor.

Çocukların doğa ve tarımsal faaliyetlerden kopuk olarak büyümeleri hem çocukların gelişimsel bütünlükleri hem de güvenli gıda ve tarımın sürdürülebilirliği açısından tehlike arz etmektedir.  Şehir ortamında büyüyen çocukların doğada vakit geçirmelerini, vücutlarını çalıştırmalarını, doğayla iç içe olup bağ kurmalarını, toprağa dokunmalarını sağlamak için çaba sarf etmeliyiz.

Doğada vakit geçirmenin bir çocuk için çok fazla yararı var. Doğada zaman geçiren çocuğun fiziksel sağlığı güçlenir, yaratıcılığı gelişir, daha iyi odaklanır, çevre bilinci gelişir; doğa zihinsel ve ruhsal olarak iyileşmeye yardımcı olur. Ayrıca çocukların tarımsal faaliyetlere dahil olması; tarım nasıl yapılıyor, gıda ürünleri nasıl üretiliyor, tarladan sofraya nasıl geliyor bunları öğrenmeleri onlara tamamen farklı yeni bilgi ve beceriler edinmelerini sağlayacak ve farkındalıklarını artıracaktır.

Günümüzde artarak devam eden çevre sorunlarını durdurmak için çevre bilinci yüksek çocuklar yetiştirmek önemlidir. İşte bunun yolu da çevre eğitimden geçer, çevre eğitimin en etkili yolu da çocuğun doğada bulunmasıdır. Bilgilerin sınıf ortamında öğrenilmesinden ziyade doğal ortamlarda, uygulamaya yönelik ve günlük yaşamda kullanılabilir şekle dönüştürülmesi ve bu çalışmaların sürdürebilirliğinin sağlanması kilit unsurdur. Doğada bulunan toprağa eli değen çocuk doğaya sevgi ve saygı besler.

Bu nedenle çocuklara doğayla ilgili kitaplar okumak, birlikte belgesel izlemek, sohbetler etmek, ormanda yürüyüşler yapmak, evde bitki yetiştirmek, balkonumuzda ya da evinizin bahçesinde kentsel tarım yaparak sebze meyve yetiştirmek ve hatta okullarda çeşitli atölyeler, kulupler aracılığıyla bahçeler oluşturmak ve bu sayede çocukların çevre duyarlılığını artırmak, toprağa dokunmasını sağlamak ve öğrenirken eğlenmelerini sağlamak mümkün.

Permakültür kavramı son senelerde dikkat çekmektedir. Bill Mollison, “Permakültür: Bir Tasarımcı El Kitabı” adlı eserinde permakültürü “doğal ekosistemlerin çeşitliliğine, istikrarına ve esnekliğine sahip olan tarımsal olarak üretken ekosistemlerin bilinçli tasarımı ve bakımlarının sağlanması, üzerinde yaşayan insanlar ile arazinin, gıda, enerji, barınak ve diğer maddi ve manevi ihtiyaçlarını sürdürülebilir bir şekilde karşılayan ahenkli bütünleşmeleri” olarak tanımlamaktadır.

Bu kavram kapsamında çocukların da içerisinde yer aldığı saha çalışmaları ülkemizde yapılmaya başlanmıştır. Solucan kompostu atölyesi, yağmur suyu hasatı çalışmaları, kompost yapımı, malçlama, kardeş bitki dikimleri, geleneksel testi ile sulama uygulamaları, tohum & fide ekimi atölye ve etkinlikleri düzenlenmektedir. Ayrıca sayısı az olsada okul bahçelerinin ekolojik bahçelere çeviren okullar örnek teşkil etmektedir.

Tüm bu uygulamaların yaygınlaştırılması ve sürdürebilirliğinin sağlanması bizlere, çocuklarımıza ve gelecek nesillere daha güzel bir gelecek sağlayacaktır. Bu kapsamda permakültür tasarımı ilkeleri ışığında kentsel tarım uygulamaları yapılması, sürdürülebilir ekolojik okul bahçeleri, yaşam bahçeleri ve eko parklar oluşturulması için olabildiğince farkındalık yaratılması ve uygulamaların desteklenmesi önem taşımaktadır.

Yazar: Melike Nur YAMAN

 

 

 

  • Sıkça
    Sorulan
    Sorular
  • Ankara Kalkınma Ajansı
  • Ankara Development Agency
  • BİLGİ HATTI
  • +90 (312) 310 03 00
  • T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
  • T.C. Ankara Kalkınma Ajansı
  • T.C. Ankara Valiliği
Copyright © 2019 Ankara Kalkınma Ajansı. | Tüm Hakları Saklıdır. www.tagtech.org.tr